Yolculuğunuza Eşlik Edecek En Güzel Kitap Önerileri

Sıkça seyahat edenler bilir ; yolculuğun en keyifli kısmı okunulan kitabın can alıcı yerinde dışarı bakıp olayları hayal etmektir. Tam o esnada  kitapla bütünleşir, sanki baş kahramanı bizmişiz gibi hissederiz. İşte bu yazımızda yolculuklarınıza eşlik edecek en sürükleyici kitap önerilerini sizler için derledik.



Kırlangıç Çığlığı- Ahmet Ümit


Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağırbüzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.



Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.


Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.


Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.


Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.


Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.


İşte bu yüzden geri döndüm...


Kapak: Lom Creative

Editör: M. Said Aydın



Günden Kalanlar-Kazuo ISHIGURO




“Kazuo Ishiguro, büyük bir duygusal güce sahip romanlarında,dünyayla bir bağlantımız olduğu yanılsamasının altında yatan dipsiz uçurumu açığa çıkardı.”

İSVEÇ AKADEMİSİ, 2017 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ GEREKÇESİ

Bir roman düşünün ki asıl anlattığı, tek bir satırında dahi geçmeyen duygular, umutlar, hayal kırıklıkları, özlemler olsun. Kazuo Ishiguro’nun benzersiz tarzını en iyi ortaya koyduğu eserlerinden biri olan “Günden Kalanlar” böyle bir roman...


İngiliz malikânelerinin ihtişamını yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarından biridir Stevens. Amerikalı yeni işvereninin arzuladığı düzeni kurmak için birlikte çalıştığı eski kâhyayı ziyaret etmeye karar verir ve İngiliz taşrasında bir yolculuğa çıkar. Yol boyunca karşılaştığı manzaraların ve insanların yarattığı izlenimler anılarıyla ve mesleğinin gereklerine dair düşünceleriyle birleşerek, özenle bastırdığı duygularını ortaya sererken, hayatını idealleri uğruna harcayan Stevens basmakalıp fikirleri ve saplantılarıyla okurun kalbini fetheden eşsiz bir kahramana dönüşür.


Dokunaklı bir dramın özündeki komiği okura yaşatmayı başaran “Günden Kalanlar”, edebiyat tarihinin köşetaşlarından biri.


“Katman katman açılan, büyüleyici bir roman.”- The New York Times -


“Okuru fark ettirmeden sarsan, parlak bir roman.”- Newsweek -


“Bir yazarın varabileceği en yüksek mertebe... Hayranlık uyandıracak derecede cesur ve bütünlüklü bir anlatı.” - The New York Review of Books - 




Gizli Tarih - Donna TARTT


Ahşabı içeriden kemiren bir tahtakurusu gibiydi sakladıkları sır. Dışarıdan görünen heybetli, parlak ve güçlü bir bedendi, içeride ise un ufak olmuştu ruhları.


Richard Papen büyük hayallerle geldiği üniversitede Antik Yunanca profesörünün ve onun özenle seçilmiş öğrencilerinin cazibesine kapılıp bir şekilde aralarına girmeyi başarır. Fakat içlerine girdikçe bu cazibenin altında karanlık bir şeylerin yattığını fark eder.


Antik Yunan felsefesinden, kültüründen ve mitolojisinden etkilenen gençlerin başına, gerçekleştirdikleri bir ayin sırasında korkunç bir olay gelir. Etik ve ahlak sınırlarının aşıldığı, masum ile suçlunun birbirine karıştığı ve hatta işlerin cinayete kadar varabileceği bir karmaşanın içinde bulurlar kendilerini. Gerçek dünyaya döndüklerindeyse artık saklamak zorunda oldukları büyük bir sır ve omuzlarında hayatları boyunca taşıyacakları bir yük vardır.


Gen - Siddhartha Mukherjee




“Geleceğimizin yıldızlarda olduğunu düşünürdük. Artık genlerimizde olduğunu biliyoruz.”


- James Watson, DNA’nın Nobel ödüllü kaşiflerinden -


Gen. İnsanoğlunu inşa eden, onu tanımlayan kaynak kod. Sahip olduğumuz en insani şey. Ve onu anlamaktan ona yön verebilmeye geçtiğimiz bugünlerde, türümüzün belki de verip vereceği en büyük bilgelik sınavının konusu.

Tüm Hastalıkların Şahı’yla Pulitzer kazanan Siddhartha Mukherjee, kendi ailesindeki şizofreni geçmişinden yola çıkarak bizleri bilim tarihinin en güçlü ve tehlikeli fikirlerden birinin doğuşu, gelişimi ve geleceği üstüne muazzam bir yolculuğa çıkarıyor. Mendel’in bezelyeleri ile filizlenen bir fikrin Darwin’le birlikte yeşermesi, Nazilerin elinde tehlikeli bir silaha dönüşüp ırk ve kimlik tartışmalarının başköşesine yerleşmesi, ardından modern genetik, insan genomu haritası ve o büyük soru: Eğer genetikle oynamak, çocuklarımızın yazgılarını ve kimliklerini belirlemek mümkünse insan olmak ne anlama gelir? Genetik bilimin ahlaki labirentinde yolumuzu nasıl çizeceğiz?


Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü’nün sahibi ve Wellcome Kitap Ödülü Finalisti olan GEN Hayli Kişisel Bir Hikâye, genetiğin sadece bir laboratuvar bilimi değil, yarınımızın kaçınılmaz bir parçası olduğunu su götürmez biçimde ortaya koyan, olağanüstü bir kitap.


Bu belki de bugüne kadar anlatılmış en muhteşem dedektiflik hikayesi. Aristo’dan Francis Collins’e kadar binlerce araştırmacı, her hücrenin merkezinde yer alan soru işaretlerini bin yıl boyunca çözmeye çalışıyorlar. Gen de tıpkı Tüm Hastalıkların Şahı gibi, dahiyane, sürükleyici, coşkulu bir kitap. “İnsan olmak ne demektir?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız, bu kitabı okumak zorundasınız.

- ANTHONY DOERR -