Huzurlu ve Sakin : Seferihisar

Seferihisar; hayatın ritmini yavaşlatmak, organik yiyeceklerin tadına bakmak ve tarihi sokaklarda huzur dolu bir yürüş yapmak isteyen ziyaretçilerini bekliyor.Seferihisar, dünya kentlerinin kültürel değerlerini yitirmelerini önlemek amacıyla kurulan ''Cİtta Slow'a 2009 yılında katıldı.


Bu kapsamda peyzajda yöresel aromatik bitkilerin kullanılması,sokakların güneş enerjisiyle aydınlatılması, karbon salınımının hesaplanması,kompost tesisi ve güneş enerji santrali yapımı gibi birçok proje geliştiren Seferihisar, yerel mutfağın korunması yönünde de ciddi adımlar atıyor. Yerli tohumları ıslah eden, organik tarımı destekleyen ve ürünlerin aracısız satılabileceği pazarlar kuran Seferihisar'ın geçmişi M.Ö 2000'li yıllarda Akalar'dan kaçak Giritliler tarafından kurulan Teos antik kentine dayanıyor.


1084 yılında Selçuklu Komutanı Emir Çakabey tarafından alınan, II.Haçlı Seferi'nin ardından Sultan Mesut'un Selçuklu topraklarına kattığı Seferihisar, 1308 yılında Selçuklular'ın dağılması ile önce Aydınoğulları'nın ardından da Osmanlılar'ın egemenliğine giriyor. 1884 yılında belediye olan kentin merkezinde Selçuklular ve Osmanlılar'dan kalma birçok eser, çevresinde ise onlarca tümülüs bulunuyor.

Teos Antik Kenti

Uzunca bir süre Kuzey İon'un başkentliğini yapan Teos,Athames tarafından kuruluyor.Seferihisar sınırları içerisindeki bu antik kentte geçen yıl yapılan kazılarda bulunan kira sözleşmesi niteliğinde 2 bin 200 yıllık yazıt, pek çok ayrıntıya yer verdiği için arkeologlar tarafından önemli bir keşif olarak nitelendiriliyor.Antik kentte yer alan ve örneklerinin en büyüğü olduğu söylenen Dionysos Tapınağı ise yapıldığı dönemin ihtişamını 6 metre yüksekliğe ulan sütünlarında yansıtıyor.


Lebedos

12 İon kentinden biri olan Lebedos'un çevresinde Kolophon ve Tlos gibi döneminin en güçlü kentleri yer alıyor. Bu nedenle pek fazla gelişmeyen ve tarım yerleşkesi olarak kalan Lebedos, yarımadayı kuşatan sur kalıntıları ve doğal güzellikleriyle gezginleri cezbediyor.