Boğaz’ın İncileri Ortaköy & Bebek

Boğaz’ın en güzel semtlerinden Ortaköy ve Bebek; tarihi eserleri, farklı damak tatlarına hitap eden mekanları ve çok kültürlü yapısıyla insanları kendine çekiyor.

Yüzyıllardır farklı dinlere ve kültürlere ev sahipliği yapan Ortaköy, haftasonunu keyifli bir şekilde geçirmek isteyenlere farklı alternatifler sunuyor.

BOĞAZ’IN SİMGESİ

Büyük Mecidiye Camii ya da bilinen adıyla Ortaköy Camii, Sultan Abdülmecid tarafından Mimar Nigoğos Balyan’a yaptırılıyor. Neo Barok tarzının tüm zarafetini taşıyan cami, harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Boğaz’ın sularından yansıyan ışığın içeridekileri rahatsız etmemesi için pencereleri yüksekte konumlandırılan Ortaköy Camii’nin tek şerefeli iki minaresi bulunuyor. Duvarlarında beyaz kesme taş, mihrabında mozaik ve mermer, minberinde ise somaki kaplı mermer kullanılan cami, çökme tehlikesi yaşadığı için 1960 yılında güçlendiriliyor. Bugünkü görüntüsüne 2011 ile 2014 yılları arasında gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyonun ardından kavuşan Ortaköy Camii, yanında bulunan Esma Sultan Yalısı ile İstanbul Boğazı’ndan geçen gemileri selamlıyor.

BOĞAZ’DA HAFTASONU KAÇAMAĞI

Hafta sonunu sahilde yürüyüş yaparak veya kafelerde sohbet ederek geçirmek isteyenlerin uğrak yeri olan Bebek, adını Fatih Sultan Mehmet döneminde bölgenin korunması için görevlendirilen bölükbaşının lakabı olan Bebek’ten alıyor. Mimar Kemalettin tarafından yapılan camiyi görmeden ve Bebek badem ezmesinin tadına bakmadan dönmemeniz gereken semtte yapacağınız gezinin programına, bahçesinde Şair Tevfik Fikret’in mezarının bulunduğu Aşiyan Müzesi’ni de eklemeyi unutmayın. 


YENİYLE ESKİNİN BULUŞMASI

Adını Sultan Abdülaziz’in kızından alan Esma Sultan Yalısı, Sarkis Balyan tarafından Neo Klasik tarzda inşa ediliyor. 1975 yılında geçirdiği yangının ardından uzun süre harap durumda kalan yalının içine 2001 yılında cam ve çelikten bir yapı yerleştiriliyor. Bu haliyle Neo Klasik ve modern mimariyi buluşturan Esma Sultan Yalısı’nın giriş katında şu anda bar ve restoran, çelik kavisli merdiven ile çıkılan ikinci katında konferans salonu veya etkinlik alanı olarak kullanılabile mekanlar bulunuyor. 

KUMPİR, WAFFLE, GÖZLEME

İstanbul’un en lezzetli kumpir ve waffle’larını bulabileceğiniz Ortaköy’de gözleme ve çayla açlığınızı bastırabileceğiniz gibi sahildeki lüks restoranlarda deniz ürünlerini tadabilir, dünya mutfaklarını deneyimleyebilirsiniz.

ÇIRAĞAN SARAYI 

Bizi, Beşiktaş’tan Ortaköy’e yapılacak keyifli bir yürüyüşün henüz başında karşılayan Çırağan Sarayı, görkemli giriş kapıları ve Boğaz’a nazır konumuyla Lale Devri’nin tüm ihtişamını yansıtıyor. Bir dönem Meclis-i Mebusan binası ve Fransız kışlası olarak da kullanılan yapı, eklektik mimariden izler taşıyor. 1910 yılında çıkan bir yangında içindeki değerli antikalar, II. Abdülhamid’in özel koleksiyonu ve V. Murad’ın kütüphanesi ile birlikte yanan Çırağan Sarayı’nın yeniden ziyarete açılması ise 1990 yılını buluyor.

FERİYE SARAYLARI

Dolmabahçe ve Çırağan’ın Osmanlı hanedan üyelerine yeterli gelmemesi üzerine Boğaz’ın Beşiktaş ile Ortaköy arasında kalan bölümüne yaptırılan Feriye Sarayları, Kabataş Lisesi, Galatasaray Üniversitesi gibi kurumlar tarafından eğitim amacıyla kullanılıyor. Birisi restoran olarak işletilen Feriye Sarayları, hilafetin kaldırıldığı yıla kadar hanedan üyelerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.